Son güncellenme :17.03.2018 20:11

Anasayfa > Anasayfa > Tarihin Kırılma Anı: 18 Mart 1915

17.03.2018 Cts, 20:11

Tarihin Kırılma Anı: 18 Mart 1915

 

Dünya tarihinin olağan akışını değiştiren çok az olay vardır. Bu ender olaylardan birisi, belki de birincisi 18 Mart 1915 Çanakkale Deniz Zaferi ve ardından gelen kara savaşlarıdır. Bu tarihte, önceden tasarlanan stratejiler, savaş planları ve dünyanın yeniden paylaşımına ilişkin bütün tasarılar çöpe atılmış, tarih yeniden yazılmaya başlanmıştır.

 

Esas hedefi Osmanlı devletini paylaşmak olan Birinci Paylaşım Savaşı, Avrupa topraklarının yanı sıra Çarlık Rusya’sının bir kısmı ile bütün Osmanlı toprakları üzerinde sürmüştür. Hedefine ulaşamayan İtilaf Devletlerinin zafere kolayca ulaşmaları için bir tek hamlesi kalmıştır, Çanakkale Boğazından geçerek bir günde İstanbul’u teslim almak ve sıkışık durumdaki müttefikleri Rusya’nın yardımına koşmak…

 

Son 215 yılda girdiği savaşların neredeyse hepsinden yenik çıkan “hasta adam” Osmanlı Devletinin Çanakkale’de herhangi bir direniş göstereceği hiç hesapta yoktur. 18 Marta giden gece yorgun Nusrat mayın gemisinin boğazın sularına sessizce bıraktığı mayınlar, saldırgan emperyalistlerin bütün hesaplarını ve hayallerini Çanakkale Boğazının girişindeki sulara gömer. Kıyı topçusunun da desteği ile çağının en modern ve en güçlü savaş gemileri ya sulara gömülür, ya da ağır yara alarak savaş dışı kalır.

 

Artık saldırganların önünde tek yol kalmıştır: Kara savaşlarını başlatmak üzere çıkarma yaparak İstanbul’a ilerlemek. İste bu andan itibaren sahneye genç ve pırıltılı bir asker çıkar. Albay Mustafa Kemal…

 

Önceleri ihtiyat birlikleri olarak görevlendirilen 19. Tümen Komutanı Albay Mustafa Kemal, istilacıların esas kuvvetlerini nereye çıkaracağını doğru şekilde tespit ederek 6-7 Ağustosta Arıburnu, 10 Ağustosta Anafartalar’da, 17 Ağustosta Kireçtepe’de, 21 Ağustosta tekrar Anafartalar’da tarihin en kanlı savaşlarından zaferle çıktı. Bu savaşlarda işgalciler ne kadar sert bir kayaya çarptıklarını anladılar ve 1916 yılının başında sessizce Çanakkale’den ayrıldılar. Geldikleri gibi değil, yenilerek gittiler.

 

Bu büyük zafer sonucu, kendi cephelerinde bunalan Çarlık Rusya’sında o güne kadar dünyanın görmediği yeni bir dönem başladı. Askerler silahlarını Çarlık rejimine çevirerek büyük bir devrim başlattılar. Rus devrimi savaştan çekilmekle yetinmedi, İtilaf Devletlerinin savaş öncesi tasarılarını da açıkladı. Bu tarihi gelişme, Anadolu ihtilalinin de en önemli destekçisini de yarattı.

 

Mondros Mütarekesi ile 30 Ekim 1918 tarihinde silah bırakmaya mecbur bırakılan yorgun Osmanlı Devletinin teslimiyet ruhuna aldırmayan, Çanakkale Savaşlarının parlayan yıldızı, artık Paşa unvanlı Mustafa Kemal, aradan geçen 6,5 ay gibi kısa bir sürede Ulusal Kurtuluş Savaşını başlatmak üzere Samsun’a ayak bastı. Gücünü Türk halkının bağımsızlık aşkından alan Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarına en büyük destek Çanakkale Zaferi sayesinde devrimini yapan Sovyetler Birliği hükümetinden geldi.

 

İşte bu iki tarihi olay birbiri ile bağlantılı ve ender kırılma anlarındandır. Bu nedenle Çanakkale Zaferi de, Sovyet Devrimi de, Ulusal Kurtuluş Savaşı da, Batılı emperyalist devletlerce bir yandan gizli bir hayranlıkla karşılanırken, diğer yandan da yenilginin öcünü alma isteklerini hep canlı tutmuştur. Sovyet Devrimi 72 yıl sonra devrilmiş, sıranın Türkiye Cumhuriyetine geldiği düşüncesi ile iştahlar kabarmıştır. Bu hedeflerine ulaşabilmek için de önce Mustafa Kemal Atatürk’e saldırı başlatılmış ve Mustafa Kemal Paşanın tarih sahnesine çıktığı Çanakkale Zaferindeki rolü yok sayılmak istenmiş bu çabaya ne yazık ki ülke içinden de destek gelmiştir.

 

Çanakkale Deniz Zaferi büyük ve tarihi bir olaydır. Başlangıçtır. Ancak esas Çanakkale Zaferi, kara savaşları ile kazanılmıştır. İşgalcilerin Çanakkale topraklarındaki bakımlı mezarlıkları esas savaşın ve zaferin nerede kazanıldığının kanıtı, Mustafa Kemal Atatürk’ün Anzak askerleri için yazdığı kitabe ise dünya savaş tarihinde görülmemiş duyulmamış bir anıtsal bir simgedir.

 

Mustafa Kemal’in askerleri, Mustafa Kemal Atatürk’ün zaferlerini ve devrimlerini sonsuza kadar yaşatacak ve daha ileriye taşıyacaktır.

 

Çanakkale’de canını veren kahraman askerlerimizi ve bize zaferi armağan eden Gazi Mustafa Kemal ile diğer komutanlarımızı 103 yıl sonra bir kez daha saygı ve minnetle anıyoruz.

 

ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ GENEL MERKEZİ

49 views

Bu yazıyı sosyal medyada paylaş

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

*