Son güncellenme :28.07.2017 8:59

Anasayfa > Anasayfa > ATATÜRK’Ü SİLMEYE ÇALIŞIYORLAR

28.07.2017 Cum, 8:59

ATATÜRK’Ü SİLMEYE ÇALIŞIYORLAR

 

Tarih kitaplarında Atatürk’le ilgili artık bu bilgileri okumayacaksınız

 

 

28.07.2017

 

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), yeni Ortaokul (8. sınıf) T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi öğretim programını (müfredatını) yayınladı. Henüz ders kitabını yayınlamasa da yeni programda Atatürk’e Ocak ayında yayınladığı taslaktan daha az yer verildi. Hatta Cumhuriyet ile Atatürk ile hesaplaşmaya dair kaygıların artmasına neden oluyor.

 

“ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE SİSTEMİ” İFADESİ ÇIKARILDI

  1. sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi taslağının 8. ve 14. maddelerinde yer verilen “Atatürkçü Düşünce Sistemi” ifadesi çıkarılmıştır. 8. maddede “Atatürk’ün dünya görüşünü ve düşüncelerini benimseyerek Atatürkçü düşünce sisteminin bir savunucusu olur”, 14. maddede ise “günümüzün ve geleceğin sorunlarına Atatürkçü bir yaklaşımla çözümler getirebilecek tutum, davranış ve beceriler kazanır” cümleleri yazılıydı.[1]

Atatürkçülük ve Çağdaşlaşan Türkiye” ünitesinden sonra “Demokratikleşme Çabaları” ünitesi yer alıyor. Türkiye çağdaşlaşırken demokratlaşmıyor sanırım. MEB çağdaşlaşma ile demokratlaşmayı birbirinden kopuk görüyor anlaşılan. Çağdaşlaşan Türkiye’nin temeli olarak Atatürk ilkelerini gören MEB neden demokratlaşmayı farklı anlıyor?

 

ATATÜRK’LE İLGİLİ KİMİ İFADELER ÇIKARILDI

“Atatürk’ün öğrenim hayatından hareketle onun kişilik özelliklerinin oluşumu hakkında çıkarımlarda bulunur. Atatürk’ün özgüven ve özsaygısını kazanmasında etkili olan öğretmenlerinden örnekler verilir”[2] ifadesi çıkarılarak yeni müfredatta şu şekilde yer aldı:

 

Çanakkale Cephesi’ndeki deniz ve kara zaferleri ile Irak Cephesi’ndeki Kut’ül-Amâre Zaferi’ne ve Kafkas Cephesi’ndeki Sarıkamış Harekâtı’na değinilir.”[3]

Taslaktan “Atatürkçülüğün amaç ve nitelikleri konusunda çıkarımlarda bulunur” kazanımı ve bu kazanımla ilgili şu cümle çıkarılmıştır:

Türk milletinin bugün ve gelecekte tam bağımsız olarak şerefli, haysiyetli, huzur ve refah içinde aşaması, devlet yönetiminde millet egemenliği, aklın ve bilimin rehberliğinde millî kültürümüzü çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkarmak esas ve amaçları doğrultusunda gerçekçi fikirlere dayanması, inkılapçılık ilkesi doğrultusunda sürekli daha ileriye ve iyiye yönelmeyi amaçladığı vurgulanır.”[4]

Atatürk ilke ve inkılaplarına sahip çıkma ve sürekliliğini sağlama konusunda sorumluluk alır” ifadesi de çıkarılarak yeni müfredatta Atatürk ilke ve inkılaplarının değil Cumhuriyet’in sürekliliğini sağlamaya ve Cumhuriyet’e sahip çıkmaya dönüştürülerek Atatürk ilke ve inkılaplarının savunucusu olmadıklarını göstermeye çalışmışlardır.

Atatürk’ün Ölümü ve Sonrası” ünitesinden “Atatürk’ün ölümü üzerine yayımlanan yazılı ve görsel kanıtlardan hareketle fikir ve görüşlerinin evrensel değerine ilişkin çıkarımlar”, “Türk milletinin ulu önderine ebedî bağlılığına ve minnet duygusuna ilişkin çabalarına kanıtlar”, “Atatürk’ün kişilik özelliklerinden çok yönlülüğü, akılcılığı, bilimselliği, çağdaşlığı” kısımları taslaktan çıkarıldı.

 

ATATÜRK ÖNEMSİZLEŞTİRİLİYOR

Taslaktaki “Mustafa Kemal’in cephelerdeki görev ve başarıları çeşitli alıntılar üzerinden ele alınır” ifadesi “Mustafa Kemal Paşa ve diğer önemli şahsiyetlerin cephelerdeki görev ve başarıları çeşitli alıntılar üzerinden ele alınır” şeklinde düzenlenmiştir. Elbette zaferde önemli payı olan başka şahsiyetlere yer verilmesi iyi olmuştur ama kimi tarihçilerin Çanakkale’de Atatürk’ün rolünü önemsiz gören yaklaşımına benzer bir bakış açısının var olabileceğine dair kaygıları da beslemektedir.

 

PADİŞAHIN İŞBİRLİKÇİ TUTUMU GÖZDEN KAÇIRILACAK MI

Mondros Ateşkes Antlaşması’nın imzalanması ve uygulanması karşısında “Osmanlı Devleti’nin teslimiyetçi tutumu”nun vurgulanacağı ve “İstanbul yönetimince imzalanan Sevr Antlaşması’na karşı Mustafa Kemal’in ve Türk milletinin tutumunu değerlendirir” ifadeleri taslaktan çıkarılmıştır.[5]

Bunun yerine Osmanlı yöneticilerinin, padişahın tutumunu gözden uzaklaştırmak üzere şöyle daha yumuşak bir ifade kullanılmıştır:

Antlaşması’nın imzalanması ve uygulanması karşısında Osmanlı yönetiminin, Mustafa Kemal’in ve halkın tutumunu analiz eder. Mustafa Kemal’in ve halkın tepkisi millî birlik ve beraberlik ile vatanseverlik açısından ele alınır.”[6]

Dahası müfredata “Mustafa Kemal’in ve Türk milletinin Sevr Antlaşması’na karşı tepkilerini değerlendirir” cümlesi eklenmiştir. Belki de Türk milletinin tepkisi içinde Vahdettin’in tepkisi de yer alacaktır.

 

ATATÜRK’Ü DEMOKRAT GÖSTERMEME ÇABASI

Demokratikleşme Çabaları” ünitesinde “Atatürk Dönemi’ndeki demokratikleşme yolunda atılan adımlar” olarak Cumhuriyet Halk Fırkası, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ve Serbest Cumhuriyet Fırkası örnek verilmiştir.[7] Sanki bu partiler kurulana kadar demokrasi yokmuş gibi ele alınmış.

Oysa bağımsızlığın sağlanması, padişah, ağa, şeyh egemenliğine karşı Cumhuriyet’in kurularak egemenliğin halka geçmesi en büyük demokrasidir. Kaldı ki demokrasi seçimler, siyasi partilerden ibaret değildir. Demokrasi şekle değil öze ilişkindir. Demokrasi, devletin bağımsızlığı, kadın-erkek eşitliği, hukuksal eşitlik, insanın yaşamın ağa, şeyh, tek adam bürokrasisinden özgürleşmesidir. Bunlar olmadıktan sonra partilerin olması demokrasi anlamına gelmez. Onun için partilerin varlığına, seçimlere endeksli demokrasi anlayışını doğru bulmuyoruz.

Dahası “demokratikleşme çabalarına ilişkin olarak Büyük Nutuk’ta yer alan kısımlardan kanıtlar” gösterileceği belirtilmiş. Bakalım kitabı gördüğümüzde nasıl kanıtlar sunacaklar.

 

ATATÜRK’E SUİKAST GİRİŞİMİ TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NE YÖNELİK TEHDİT ÇERÇEVESİNDE DEĞİLMİŞ!

Mustafa Kemal’e suikast girişimini Türkiye Cumhuriyeti’ne yönelik tehditler çerçevesinde analiz eder” ifadesi de demokratikleşme ünitesinden çıkarıldı ve “Mustafa Kemal’e suikast girişimini analiz eder”[8] şeklinde düzenlendi. Demek ki Atatürk’e suikastin Türkiye Cumhuriyeti’ne yönelik tehditler çerçevesinde değerlendirilmesinden vazgeçildi.

Türk milletinin cumhuriyet yönetimindeki kararlılığı ve çok partili siyasî hayata etkisi açısından Kubilay Olayı’nı analiz eder” cümlesi de taslaktan çıkarıldı. Ortaöğretim Türkiye Cumhuriyeti İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi müfredatında görüleceği üzere Kubilay Olayı’na Türk milletinin Cumhuriyet yönetimindeki kararlılığı açısından değil “farklı bakış açıları” söylemiyle Cumhuriyetle hesaplaşma noktasından yaklaşılmıştır.

Mustafa Solak – Tarihçi-yazar

Odatv.com

 

[1] Ortaokul T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersi Öğretim Programı, sayfa 3-4.

[2] Ortaokul T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersi Taslak Öğretim Programı, s.10

[3] Ortaokul T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersi Öğretim Programı, s.10.

[4] Ortaokul T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersi Taslak Öğretim Programı, s.13.

[5] Age, s.10-11.

[6] Ortaokul T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersi Öğretim Programı, s.13.

[7] Age, s.16.

[8] Aynı yer

 

KAYNAK: http://odatv.com/tarih-kitaplarinda-ataturkle-ilgili-artik-bu-bilgileri-okumayacaksiniz-2807171200.html

 

76 views

Bu yazıyı sosyal medyada paylaş

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

*